İletişim          Liv Hospital ⇒


  444 4 548 / 0850 222 2 548

44182008_lBöbreğin kendi hücrelerinden köken alan böbrek kanserleri, tüm vücut kanserlerinin %2-3’ünü teşkil etmektedir. Ancak hayati açıdan ciddi bir
ürolojik kanser türü olduğu için son derece önemlidir. Böbrek kanseri, her 3 erkeğe karşı 2 kadında görülmektedir. Daha çok 60’lı ve 70’li yaşların hastalığı olmakla beraber gençlerde de görülebilmektedir. Böbrek kanserine neden olan en önemli risk faktörü sigara olarak görülmektedir. Hastalığa yakalananların %20 ila %30’unun tütün ürünlerinden herhangi birine maruz kaldığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra aşırı kilo ve yüksek tansiyon da saptanmış diğer iki önemli etkendir. Böbrekler, karın içinde arka bölgede yer aldıkları için pek çok böbrek tümörü belirti vermeden büyüyebilmektedir. Hastalık, kendini, tümörün büyümesi sonrası idrarda kanama, ağrı ya da başka organlara yayılma ile gösterebilmektedir.

Bunun yanı sıra kilo kaybı, ateş, bulantı ve halsizlik yakınmaları
da görülebilmektedir. Böbrek kanserinde erken teşhis ile yapılan cerrahi müdahale, hastalıkta tam iyileşme sağladığı için çok önemlidir. Bazen basit
bir idrar tetkikindeki kanama, yapılan bir ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans (MR) görüntüsü ile teşhis konulabilmektedir. Liv Hospital’da böbrek kanseri teşhisi konulan hastalara en uygun tedavi yöntemi üroloji, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi kliniklerinden hekimler tarafından oluşturulan ortak kurullarca seçilmektedir. Erken teşhis konulmuş olan hastalar, robot yardımlı laparoskopi ya da doğrudan laparoskopik yöntemle sadece o böbrekteki tümör alınarak tedavi edilebilmektedir.